İbrahim Şahin

Düşünceler, şiirler ve makaleler

Edep Yâ Hû 2.Bölüm

22–43. KITALAR

Bu ikinci bölüm, dilin sorumluluğundan emeğe, ticaretten yönetime, sosyal medyadan ortak yaşam ahlâkına uzanan geniş bir hesaplaşma sunuyor. Her kıta, özgürlük ile sorumluluk arasındaki çizgiyi yeniden düşünmeye çağırıyor.

22.
Dedikoduyla aile dağıtana,
İftira ile insanın adını kirletene,
Doğruluğunu bilmediği sözü
Bir başkasına taşıyana söyle:
Bir kıvılcım bazen bir ormanı yakar.
Dilden çıkan iftira da
Bir insanın yıllarını yakabilir.
Duymak yetmez, doğrulamak gerekir:
Edep yâ Hû…
23.
Mizahın da bir sınırı vardır.
Gülmek güzeldir; fakat aşağılamak değildir.
Şaka güzeldir; fakat namusa dokunmak değildir.
İnsanları kusurlarıyla teşhir etmek,
Acılarını malzeme yapmak,
Özel hâllerini meydanlara saçmak
Mizah değil, merhametsizliktir.
O kahkahanın ortasında biri çıkıp demelidir:
Edep yâ Hû…
24.
Küfür ağızların süsü olmuşsa,
Hakaret günlük konuşmaya dönüşmüşse,
Çocuklar büyüklerinden
Merhameti değil kaba sözleri öğreniyorsa,
Dil de terbiyeye muhtaçtır.
Her kelime ağızdan çıkar,
Fakat her kelime insana yakışmaz.
Diline sahip ol:
Edep yâ Hû…
25.
İlim sahibi insan
Bilgisini başkalarını ezmek için kullandığında,
Her soruya kibirle cevap verdiğinde,
Bilmediğine “bilmiyorum” demeyi küçüklük saydığında,
İlim nur olmaktan çıkar, perde olur.
Çünkü bilgi insana tevazu katmıyorsa
Yalnızca yükünü artırmıştır.
Âlimin de kulağına söylenir:
Edep yâ Hû…
26.
Cahil insan bilmediği konuda hüküm verdiğinde,
Duyduğunu gerçek, zannettiğini kesin sandığında,
Bir sözü araştırmadan yaydığında,
Bir insanın şerefini söylentiye teslim ettiğinde,
Dil, hakikatin değil iftiranın aracı olur.
O dil durdurulmalıdır:
Edep yâ Hû…
27.
Bir genç öğretmenine saygıyı unutmuşsa,
Öğretmen öğrencisini aşağılıyorsa,
Evlat büyüğünü küçümsüyor,
Büyük küçüğün onurunu eziyorsa,
Sorun yalnız nesillerde değildir.
Edep karşılıklıdır.
Hürmet isteyen hürmet etmeli,
Merhamet isteyen merhamet göstermelidir:
Edep yâ Hû…
28.
Bir öğrencinin emeğini çalana,
Başkasının yazısını kendi eseri diye sunana,
Sınavda hileyi başarı sanana;
Çalışmadan kazanmayı marifet bilene
Hatırlatmak gerekir:
Başarı yalnız sonuca ulaşmak değildir,
Oraya hangi yoldan ulaştığındır.
Emek karşısında da:
Edep yâ Hû…
29.
Dostlukta da edep vardır.
Dostun sırrını saklamak,
Yokluğunda onu müdafaa etmek,
Hatasını kalabalıkların içinde değil
Yalnızken söylemek edeptir.
Dostunun zayıf noktasını
Bir gün öfkelendiğinde silah yapmamak edeptir.
Dostluğun kapısında da yazar:
Edep yâ Hû…
30.
Yalanı alışkanlık edinene,
Verdiği sözden kolayca dönene,
Emanete ihanet edene,
Borcu olduğu hâlde imkânı varken ödemeyene,
İnsanların güvenini küçük görene de
Aynı söz söylenir.
Çünkü ahlâk yalnız görünürde değil,
Kimsenin bilmediği yerde başlar:
Edep yâ Hû…
31.
Ticarette ölçüyü bozup
Üç kuruş fazla kazanmak için
Bir insanı aldatmaya kalktığında,
Malın kusurunu saklayıp
Helâl lokmanın bereketini unuttuğunda,
Kazanç büyüse de insan küçülür.
Çünkü rızık yalnız para değildir;
İç huzuru da rızıktır.
Çarşı pazarda da söylenir:
Edep yâ Hû…
32.
Para için her şeyi mubah görene,
Rüşveti “işini görmek”,
Hileyi “ticaret”,
Yalanı “zekâ” diye adlandırana;
Başkasının hakkını yiyip
Sonra vicdanını susturmaya çalışana söyle:
İsimleri değiştirmek hakikati değiştirmez.
Haram yine haram, haksızlık yine haksızlıktır:
Edep yâ Hû…
33.
Bir yönetici koltuğunu
Millete hizmet için değil
Kendisini yüceltmek için kullandığında,
Eleştiriyi düşmanlık, itirazı suç saydığında,
Yetkiyi emanet değil mülk gördüğünde,
Unutulan bir hakikat vardır:
Her makam geçici, her hesap kalıcıdır.
Makam sahibine de seslenir vicdan:
Edep yâ Hû…
34.
Bir çalışan emeği küçümsendiğinde,
Alın terinin karşılığı geciktirildiğinde,
İnsanlar unvanlarına göre değer gördüğünde,
Kapıda bekleyenle makam odasında oturan arasında
İnsanlık bakımından fark varmış gibi davranıldığında,
Edep kaybolmuş demektir.
Çünkü insanın değeri sandalyesinden gelmez.
Hatırlatmak gerekir:
Edep yâ Hû…
35.
Siyasette öfke büyüyüp
İnsanlar birbirini düşman görmeye başladığında,
Bir görüş uğruna kardeşlik unutulduğunda,
Adalet yalnız kendi tarafımız için istendiğinde,
Yanlış yapan “bizden” diye korunup
Doğru söyleyen “öteki” diye dışlandığında,
Vicdanın siyasetten büyük olduğu hatırlatılmalıdır:
Edep yâ Hû…
36.
Çünkü edep, yalnız dostumuza karşı nezaket değildir.
Düşmanımıza karşı da haddi aşmamaktır.
Sevmediğimiz insana iftira etmemek,
Öfkelendiğimiz kişiye zulmetmemek,
Elimize güç geçtiğinde intikam peşine düşmemektir.
Adaletin en zor imtihanı
Sevmediğimize karşı adil kalabilmektir.
İşte burada söylenir:
Edep yâ Hû…
37.
Sosyal medyada bir ekranın arkasına saklanıp
Gerçekte yüzüne söyleyemeyeceği sözleri
İnsanlara kolayca yazanlara da söylenir.
Hakaretin adı fikir değildir.
İftiranın adı eleştiri değildir.
Kabalığın adı cesaret değildir.
Ekran değişir; fakat kul hakkı değişmez.
Bir paylaşım yapmadan önce de:
Edep yâ Hû…
38.
Bir fotoğrafın altında
Bir insanın bedeniyle, yüzüyle, hayatıyla alay edildiğinde,
Kendimizi güldürmek için başkasını incittiğimizde,
Belki bin kişi güler;
Fakat tek bir kalbin ahı
Bin kahkahadan daha ağır olabilir.
O yüzden parmak tuşa varmadan önce:
Edep yâ Hû…
39.
Telefon elinden düşmüyor,
Yanında oturan annenin yüzüne bakmıyorsan;
Baban bir şey anlatırken
Ekrana dalıp onu duymuyorsan;
Çocuğun seninle konuşmak isterken
Başkasının hayatını seyrediyorsan,
Teknoloji seni birbirine yaklaştırmamış,
Yakınındakinden uzaklaştırmış demektir.
Ekrana da bir sınır koy:
Edep yâ Hû…
40.
Bir insanın mahrem görüntüsünü
İzinsiz çekip paylaşana,
Bir felaket anında yardım etmek yerine
Telefonunu çıkarıp görüntü kaydedene,
Başkasının acısını “içerik” yapanlara söyle:
Her görülen paylaşılmaz,
Her yaşanan seyredilmez.
Acının da mahremiyeti vardır:
Edep yâ Hû…
41.
Sokakta çöpünü yere atana,
Parkı, bahçeyi, nehri kirletene,
Ortak malı kendi malından değersiz görene,
“Nasıl olsa benim değil” diyene de söyle:
Bu şehir hepimizin emanetidir.
Temizlik yalnız evin içinde olmaz;
Vicdan temizliği sokağa da yansır:
Edep yâ Hû…
42.
Komşusunu rahatsız edip
“Benim evim, istediğimi yaparım” diyene,
Geceyi gürültüyle başkasına dar edene,
Ortak yaşamın hakkını unutarak
Kendi keyfini herkesin huzurundan üstün tutana söyle:
Özgürlüğün sınırı
Başkasının hakkının başladığı yerdir:
Edep yâ Hû…
43.
Hayvana eziyet edene,
Bir canlıyı eğlence için incitene,
Aç bir hayvanın önünden geçip
Merhamet göstermeyene de söyle:
Güç, güçsüze zulmetme hakkı değildir.
Merhametin olmadığı yerde
İnsanlığın da bir tarafı eksiktir:
Edep yâ Hû…

İbrahim ŞAHİNİbrahimsahin.Blog

© İbrahim Şahin — Tüm hakları saklıdır.
Bu eser İbrahim Şahin’e aittir. Eser, yazar adı ve kaynak açıkça belirtilmek şartıyla paylaşılabilir.
Yazarın izni olmaksızın eser üzerinde değişiklik yapılamaz, başka bir kişi adına yayımlanamaz, sahiplenilemez veya ticari amaçla kullanılamaz.
İzinsiz kullanım, intihal veya eserin başka bir kişi tarafından sahiplenilmesi hâlinde yasal haklara başvurma hakkı saklıdır.

Yorum bırakın


© İbrahim Şahin — Kaynak göstermeden kopyalanamaz.