İkinci bölümde medyanın nasıl bir algı mekanizması olarak çalıştığını ele alıyoruz. Gerçekler artık haber değil, haberler artık gerçek gibi sunuluyor.
Bugün medya sadece haber vermiyor; aynı zamanda dünyayı anlamlandırmamızı sağlıyor. Medya kuruluşlarının büyük çoğunluğu, az sayıda küresel şirketin elinde toplanmış durumda.
Bir savaş çıkmadan önce medya hazırdır. Görüntülerle, alt yazılarla, tekrarlarla bir gerçeklik inşa edilir. Buna “medya gerçeği” denir. Oysa hakikat başka bir yerde, çoğu zaman susturulan yerde kalır.
Haberin dili bile başlı başına bir mühendislik alanıdır. Bu dil, suçlu ile masumu yer değiştirir. Algı, hakikatin yerini alır.
Toplumlar artık sadece kandırılmıyor; kurgulanıyor. “Gördüm” diyen, sadece gösterileni gördü. “Biliyorum” diyen, sadece söyleneni biliyor.
Bu bölüm, zihinsel özgürlüğün ilk cephesidir. Çünkü algılar işgal altındaysa, gerçeklik asla özgür olamaz.
İbrahim Şahin
ibrahimsahin.blog
© İbrahim Şahin — Tüm hakları saklıdır.
Bu eser İbrahim Şahin’e aittir. Eser, yazar adı ve kaynak açıkça belirtilmek şartıyla paylaşılabilir.
Yazarın izni olmaksızın eser üzerinde değişiklik yapılamaz, başka bir kişi adına yayımlanamaz, sahiplenilemez veya ticari amaçla kullanılamaz.
İzinsiz kullanım, intihal veya eserin başka bir kişi tarafından sahiplenilmesi hâlinde yasal haklara başvurma hakkı saklıdır.
Yorum bırakın