İbrahim Şahin

Düşünceler, şiirler ve makaleler

Dünyada Görülmeyen ve Bilinmeyen Hakikatler – Bölüm 1: Savaşların Arka Planındaki Yapılar

Savaşın Sahipleri: Kan Üzerinden Kurulan İmparatorluklar

Dünya her gün yeni bir savaş, yeni bir kriz ve yeni bir yıkımla yüzleşiyor. Manşetlerde ülkeler var, liderler var, ideolojiler var… Ama perde arkasında çok daha başka bir şey var: Savaşları başlatanlar ile savaşlardan kazanç sağlayanlar aynı ellerde birleşiyor. Bu ilk bölümde, savaşların gerçek sahiplerini, görünmeyen aktörleri ve neden sürekli aynı döngüde sürüklendiğimizi ele alıyoruz.

Görünürde savaşanlar devletlerdir. Ama gerçekte savaşlar: petrol, doğalgaz, altın ve maden sahaları için; borçlandırılmış ülkelerin kaynaklarına el koymak için; silah satışlarını artırmak ve savunma bütçelerini şişirmek için başlatılır. Pentagon’un eski danışmanlarından biri şöyle der: “Savaşlar bazen askeri, çoğu zaman ticari harekâtlardır.”

Bir ülke yıkılırken, başkaları zenginleşir. Afganistan yıkıldı → Yeniden inşa ihaleleri ABD merkezli şirketlere verildi. Irak bombalandı → Petrol anlaşmaları ExxonMobil, BP, Shell’e aktı. Suriye harabeye döndü → Sınır ötesi lojistik, silah ve altyapı firmaları yükseldi. Savaş, bir milletin yıkımı olurken başka bir kartelin kalkınmasıdır.

Bugün dünyada en çok kazandıran sektörler: silah ve savunma sanayii, biyoteknoloji (askeri kullanım dahil), siber güvenlik ve istihbarat teknolojileridir. Savaşların devam etmesi, bu sektörlerin kâr eğrilerinin yükselmesi anlamına gelir. Barış, bu sektörler için kriz; savaş ise fırsattır.

Bir ülke savaşa girerken halka hep aynı şey söylenir: “Güvenliğimiz tehdit altında”, “Onlar saldırdı”, “Bizi yok etmek istiyorlar…” Ama arka planda ne olur? Karar vericiler çoktan lobilerle anlaşmıştır. Medya çoktan hikâyeyi yazmıştır. Ordu çoktan finansmanı almıştır. Halk ise sadece inandırılmıştır.

Dünyada savunma sanayisinde lider olan 10 şirketin %80’i Amerika merkezlidir: Lockheed Martin, Raytheon, Boeing, General Dynamics… Her silah bir ihale, her mühimmat bir anlaşma, her bomba bir yatırım demektir. Ve ne yazıktır ki, bu yatırımların “geri dönüşü” insan kanıyla hesaplanır.

Bugün dünya halkları savaşlara “ulusal gurur” ile bakıyor olabilir. Ama savaşlar, sadece insanların değil hakikatin de kanattığı bir yıkımdır. Savaşlara “savaş” deme cesareti gösterildiğinde, onları başlatanların da ismi konur: Sermaye imparatorlukları, medya mühendisleri ve politik çıkar ağları.

Bu araştırma serisiyle sorumuz şudur: Bu oyunu kuran kim? Kazanan kim? Ölen kim? Ve en çok susan kim?

Yorum bırakın


© İbrahim Şahin — Kaynak göstermeden kopyalanamaz.