Üçüncü bölümde bilgiye sahip olanın değil, bilgiyi yönetenin dünyayı nasıl biçimlendirdiğine bakıyoruz. Veri çağında dijital kölelik nasıl inşa ediliyor, algoritmalarla bireyler nasıl yönlendiriliyor, gizlilik nasıl ticarete dönüştürülüyor?
Bilgi çağında yaşıyoruz ama bu çağın efendileri bilgiyi saklayanlar değil, yönlendirenlerdir. Arama motorları, sosyal medya platformları, bulut sistemleri… Her biri bilgiye erişimi kolaylaştırmaktan çok, belirli bilgiye yönlendirme işlevi görmektedir.
Veri, bu çağın altınıdır. İnsanların ne yediğinden, ne izlediğine, kiminle konuştuğundan, ne düşündüğüne kadar her şey kaydedilmekte, depolanmakta ve analiz edilmektedir.
Algoritmalar, artık insanların ne düşüneceğine bile karar verir hâle gelmiştir. İnsanlar zannediyor ki kendi iradeleriyle dolaşıyorlar; oysa yönlendirilmiş bir patika içinde hareket ediyorlar.
Bu savaşta silah yok ama esaret var. Kayıp yok ama teslimiyet var. Telefonlarımız, saatlerimiz, kameralarımız ve mikrofonlarımız; hayatımızı kolaylaştırmaktan çok, hayatımızı izliyor.
Bilgi savaşı, çağımızın en sinsi ama en etkili savaşıdır. Bu yüzden bu bölüm bir uyarıdır: Veriyi kim kontrol ediyorsa geleceği de o kontrol eder.
İbrahim Şahin
ibrahimsahin.blog
© İbrahim Şahin — Tüm hakları saklıdır.
Bu eser İbrahim Şahin’e aittir. Eser, yazar adı ve kaynak açıkça belirtilmek şartıyla paylaşılabilir.
Yazarın izni olmaksızın eser üzerinde değişiklik yapılamaz, başka bir kişi adına yayımlanamaz, sahiplenilemez veya ticari amaçla kullanılamaz.
İzinsiz kullanım, intihal veya eserin başka bir kişi tarafından sahiplenilmesi hâlinde yasal haklara başvurma hakkı saklıdır.
Yorum bırakın